İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin büyüleyici heykel salonlarında karşınıza çıkan kaideli heykeller, antik
dünyada sanatın sadece bir figürden ibaret olmadığını, sunumu ve bulunduğu alanla olan ilişkisiyle bir
bütün teşkil ettiğini bizlere hatırlatır. Heykeli taşıyan ve üzerinde genellikle kime ait olduğu, kim
tarafından yapıldığı veya hangi amaçla dikildiğine dair yazıtların bulunduğu bu 'kaide' bölümleri,
eserin kimlik kartı niteliğindedir. Özellikle Roma ve Helenistik dönemlere tarihlenen bu yapıtlar,
sadece estetik bir obje değil, aynı zamanda o dönemin sosyal hiyerarşisini ve kamusal alan kültürünü de
yansıtmaktadır.
Müzemizde sergilenen kaideli heykellerde, mermerin soğuk dokusuna hayat veren
usta el işçiliği kadar, kaidenin heykel ile olan oran ve simetrisi de dikkat çekicidir. Bu heykeller
genellikle tapınak girişlerini, antik kentlerin agoralarını veya önemli devlet binalarının önlerini
süsleyerek hem tanrıları onurlandırmak hem de önemli devlet adamlarını ölümsüzleştirmek amacıyla
dikilmiştir. Kaidelerin üzerindeki yazıtlar, epigrafik açıdan büyük değer taşırken; üzerindeki
figürlerin anatomik doğruluğu ve giysi kıvrımları, antik çağ heykel sanatının ulaştığı doruk noktasını
gözler önüne serer.
Taşın ağırlığını zarafete dönüştüren bu anıtsal yapıtlar, izleyiciye antik
dünyanın sokaklarında bir yürüyüşe çıkmış hissi verirken, her bir kaide üzerinde yükselen figürün sessiz
ama vakur hikayesini günümüze taşımaya devam etmektedir.
Adres: Alemdar Caddesi,Osman Hamdi Bey Yokuşu,Gülhane
E-mail: istanbularkeoloji@ktb.gov.tr
Tel 1: 0212 520 77 40